28 Mart 2014 Cuma

Paint it black!


Öyle zor ki bulunduğum yerde ben olabilmek. İsyan etmeden.
O halde ben, ben olmadan zamanın içindeyim.(İsyan etmediğime göre)
Öyle geçirdim, kaçırdım ki zamanı, yok olmama az kaldı.

Yok olmamın değilse de bulunduğum yerde olduğum gibi olmamın sorumlusu benim. Tek değilse de son sorumlusu. Çünkü beni; bu halimi, aczimi, eylemsizliğimi vücuda getirenler benimle, benden önce başkaları: annem, babam, ilkokul öğretmenim kambur Esamet, ebe teyze, abim. Abimin şiddete eğiliminin  ise  annem, babam, büyük babam …
Annemin duygusuzluğunun ise;... Sakine babaannenin kafasına fırlatılan kırık testinin...parçalarının...bütününün... Nokta.

İçimde kocaman yalnızlıklar.

Ben, en son, ne zaman ben olmuştum? Ne zaman özgür hissetmiştim?
En önemlisi; bir umut vardı, Yerini neden unuttum!
Kaybolduğum duvarların örüldüğünü neden göremedim. Tamam, ben ördüm de kimse aramıza girmedi ki o duvarlarla..

Dinledim ve duydum sesimi yeniden.
Endişe yok, birazdan sesimle arama bir perde koyarım ve her şey geçip gider yine..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder