Paint it black!
Öyle zor ki
bulunduğum yerde ben olabilmek. İsyan etmeden.
O halde ben, ben olmadan zamanın içindeyim.(İsyan etmediğime göre)
Öyle geçirdim,
kaçırdım ki zamanı, yok olmama az kaldı.
Yok olmamın
değilse de bulunduğum yerde olduğum gibi olmamın sorumlusu benim. Tek değilse
de son sorumlusu. Çünkü beni; bu halimi, aczimi, eylemsizliğimi vücuda getirenler benimle, benden önce başkaları: annem, babam, ilkokul öğretmenim
kambur Esamet, ebe teyze, abim. Abimin şiddete eğiliminin ise annem, babam, büyük babam …
Annemin duygusuzluğunun ise;... Sakine babaannenin kafasına fırlatılan kırık testinin...parçalarının...bütününün... Nokta.
Annemin duygusuzluğunun ise;... Sakine babaannenin kafasına fırlatılan kırık testinin...parçalarının...bütününün... Nokta.
İçimde
kocaman yalnızlıklar.
Ben, en son, ne zaman ben olmuştum? Ne zaman özgür hissetmiştim?
En önemlisi; bir umut vardı, Yerini neden unuttum!
Kaybolduğum duvarların örüldüğünü neden göremedim. Tamam, ben ördüm de kimse aramıza
girmedi ki o duvarlarla..
Dinledim ve
duydum sesimi yeniden.
Endişe yok, birazdan sesimle arama bir perde koyarım ve her şey geçip gider yine..
Endişe yok, birazdan sesimle arama bir perde koyarım ve her şey geçip gider yine..
